televizyonu kapayın, kitap okuyun...

Yar Yayınları

Editörden

Virgülüne Dokunmadan

 

Uzun yıllar önce, kenarından köşesinden yaklaşırken, hayat şartlarının itmesiyle kendimi çevirinin içinde buldum ve bu güzel uğraşı bir daha bırakmak istemedim. Çevride artık eskidim, ama hâlâ çok severek çalışıyor ve çevirinin bir tür sanatsal ifade biçimi olduğuna inanıyorum. Çeviriyi, insanlığın kültür hazinesini oluşturan bilimsel ve yazınsal eserleri “virgülüne dokunmadan” Türkçemize aktarmak ve bu yolda ilerlerken, kişisel birikimimi de zenginleştirmek olarak algılıyorum. Çeviri pratiği kazanımdır, çünkü sürekli bir düşünsel çabaya ve sağlam mantık süreçlerine dayanır. Okumaya ve okunanı yazarak pekiştirmeye çok benzer, öğrenileni kalıcı kılar.

Geçmişin ve bugünün değerli emek ürünlerinin yarınlara taşınmasında “çorbada tuzum” olmasından mutluyum. Sanatlar arasındaki akışkanlık nedeniyle, eğer resmi sözsüz şiir olarak tanımlarsak, yazarlık ve şiir sanatını da sözlerle resim yapmaya benzetebiliriz. Çeviri de resmin aslına uygun bir kopyasıdır; renkleri soldurmama, biçimleri korunma, kompozisyonu silikleştirmeme kaygısı her zaman ön plandadır.

Fakat bir de, yayınevinin işleyişi kapsamında redaksiyon çalışmaları var ki, bu gerçekten büyük emek ve incelik gerektiren bir iştir. Redaksiyon, başkalarının yazmış olduğu metinleri yayına hazır hale getirmek için yapılan düzeltmeleri kapsayan bir uzmanlık işidir. İşte burada ne kadar “virgülüne dokunmamak” istesem de, okura kusursuz bir kitap ulaştırmak için bazı değişiklikler yapmam kaçınılmazdır. Yani, gülü incitmeden üzerine konan tozları silkelemeliyim. Yayınladığımız kitabın okur tarafından beğenilmesi ve beklenen yararın sağlanması, böylesi bir özenin ödülüdür.

Kendimi şanslı sayıyorum, çünkü her günüm birbirinden güzel şiirler, tiyatro eserleri, öyküler, romanlar ve değerli öğretici kitaplar arasında geçiyor. Ve her kitap üzerine çalışmam haftalarca, bazen aylarca sürer, bu zor bir çabadır. Ama her kitap bittiğinde, yayına hazır hale geldiğinde sevincim pek kısa sürüyor, çünkü hemen  kafamdaki dünya düşünü renklendirip bezeyecek yeni bir kitap çevirisine başlamak için sabırsızlanıyorum.  

 

Nadiye Rikkat Çobanoğlu

Yar Yayınları