Sepetim (0) Toplam: 0,00 TL
YRKT00089
362252
İsyan
İsyan
Yar Yayınları
0.00

Böylesine yıkıcı ve öldürücü oluşları, isyancıların suçu değildi. Hiçbir zaman aralarında konuşup anlaşmalarına fırsat verilmemişti. Onları politik ya da ekonomik yönden aydınlatacak kimseler gelmemişti. Adam öldürmeden, ortalığı yakıp yıkmadan durumlarını nasıl düzelteceklerini işçilere öğreten bir kitap yoktu.

Diktatörlerin adamları olmayanlar, boyun eğmek zorundaydılar. İşçiler, köylü ve önemsiz kişilerin tek görevi vardı… İtaat etmekti bunun adı. Hiçbiri, herhangi bir hakka sahip değildi. Körükörüne boyun eğmek, itaat etmek benliklerinde kökleninceye dek kamçılanmışlardı. Azınlığa birçok haklar verilir, çoğunluğa ise, sadece görevler yüklenilir ve durumlarını eleştirmelerine olsun izin verilmezse, sonuç daima kaçınılmaz bir kaosa dönüşecektir.

Muchacholar eşit haklara sahip insanlar olarak patronları davet edip onlarla konuşarak, barış içinde bir anlaşmaya varmaya kalkışşalardı bile, patronlar makineli tüfeklerle karşılık verirlerdi ancak. Çünkü, işçilerle patronların aralarındaki durumları konuşup incelemeleri ya da işçilere herhangi bir öneride bulunma hakkı tanınması devlete ihanet sayılırdı. İşçi yalnızca itaat edip tüm gücüyle çalışmalıydı. Öteki işleri diktatörle hepmaları daha iyi bilirlerdi. Ve bu yüzden, emretmek, istediklerini yaptırmak hakkı onlarındı zaten.

Fırsat buldukça, yollarının üstündeki döküntüleri temizlemeleri, kırıp dökmeleri, adam öldürmeleri, kızılderili işçilerin vahşetinden ileri gelmiyordu. Karşılarında, kazançları elden gider korkusuyla on kez daha acımasız ve yüz kez daha zalm davranan düşmanları ve kendilerini ezenlerin bulunması, böylesine vahşi kılmıştı Muchacho’ları.

  • Açıklama
    • Böylesine yıkıcı ve öldürücü oluşları, isyancıların suçu değildi. Hiçbir zaman aralarında konuşup anlaşmalarına fırsat verilmemişti. Onları politik ya da ekonomik yönden aydınlatacak kimseler gelmemişti. Adam öldürmeden, ortalığı yakıp yıkmadan durumlarını nasıl düzelteceklerini işçilere öğreten bir kitap yoktu.

      Diktatörlerin adamları olmayanlar, boyun eğmek zorundaydılar. İşçiler, köylü ve önemsiz kişilerin tek görevi vardı… İtaat etmekti bunun adı. Hiçbiri, herhangi bir hakka sahip değildi. Körükörüne boyun eğmek, itaat etmek benliklerinde kökleninceye dek kamçılanmışlardı. Azınlığa birçok haklar verilir, çoğunluğa ise, sadece görevler yüklenilir ve durumlarını eleştirmelerine olsun izin verilmezse, sonuç daima kaçınılmaz bir kaosa dönüşecektir.

      Muchacholar eşit haklara sahip insanlar olarak patronları davet edip onlarla konuşarak, barış içinde bir anlaşmaya varmaya kalkışşalardı bile, patronlar makineli tüfeklerle karşılık verirlerdi ancak. Çünkü, işçilerle patronların aralarındaki durumları konuşup incelemeleri ya da işçilere herhangi bir öneride bulunma hakkı tanınması devlete ihanet sayılırdı. İşçi yalnızca itaat edip tüm gücüyle çalışmalıydı. Öteki işleri diktatörle hepmaları daha iyi bilirlerdi. Ve bu yüzden, emretmek, istediklerini yaptırmak hakkı onlarındı zaten.

      Fırsat buldukça, yollarının üstündeki döküntüleri temizlemeleri, kırıp dökmeleri, adam öldürmeleri, kızılderili işçilerin vahşetinden ileri gelmiyordu. Karşılarında, kazançları elden gider korkusuyla on kez daha acımasız ve yüz kez daha zalm davranan düşmanları ve kendilerini ezenlerin bulunması, böylesine vahşi kılmıştı Muchacho’ları.

      Stok Kodu
      :
      YRKT00089
      Çeviren
      :
      Sabiha Serim
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Yazar Hakkında
Kapat