İkinci Dünya Savaşı’nın 1 Eylül 1939’da başladığı söylenir. Oysa savaşın hazırlığı çok daha önce başlamış; Avrupa’dan Ortadoğu’ya, Akdeniz’den Pasifik’e kadar uzanan büyük bir paylaşım kavgası yıllar boyunca sürmüştür.
İngiltere küresel üstünlüğünü korumaya çalışırken ABD sessizce yükselmiş, Almanya ve İtalya kendilerine yeni nüfuz alanları aramış, Sovyetler Birliği ise iki cepheden kuşatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Türkiye de bütün bu mücadelenin dışında değildir. Montrö, Hatay, Sadabat Paktı, Almanya’yla kurulan ekonomik ilişkiler ve İngiltere’yle yakınlaşma, birbirinden bağımsız gelişmeler değil, aynı büyük mücadelenin parçalarıdır.
Peki savaş gerçekten yalnızca Hitler’in saldırganlığıyla mı açıklanabilir? İngiltere’nin Almanya ve İtalya’ya verdiği tavizlerin ardında ne vardı? ABD’nin yükselişi, Sovyetlerin yönelimini nasıl değiştirdi? Türkiye, Akdeniz’de ve Orta Doğu’da neden farklı güçlerle yan yana geldi?
Gordion Düğümü, 1935-1939 yılları arasında yaşanan gelişmeleri tek tek olaylar halinde değil, emperyalist devletlerin birbirlerine karşı kurdukları planların ve karşı hamlelerin bütünü içinde ele alıyor. Kitap, İngiltere’nin savaş tasarımını, ABD-İngiltere rekabetini, Sovyetlerin sıkışmışlığını ve Türkiye’nin izlediği çok yönlü siyaseti tartışırken okuru yerleşmiş tarih anlatılarını yeniden düşünmeye çağırıyor.
Cumhuriyet tarihi alanında doktora çalışmalarını sürdüren Bilgesu Polat’ın bu çalışması, geçmişi olduğu gibi kabul etmek yerine çelişkileriyle birlikte yeniden değerlendirmek isteyen okurlara sesleniyor.
İkinci Dünya Savaşı’nın 1 Eylül 1939’da başladığı söylenir. Oysa savaşın hazırlığı çok daha önce başlamış; Avrupa’dan Ortadoğu’ya, Akdeniz’den Pasifik’e kadar uzanan büyük bir paylaşım kavgası yıllar boyunca sürmüştür.
İngiltere küresel üstünlüğünü korumaya çalışırken ABD sessizce yükselmiş, Almanya ve İtalya kendilerine yeni nüfuz alanları aramış, Sovyetler Birliği ise iki cepheden kuşatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Türkiye de bütün bu mücadelenin dışında değildir. Montrö, Hatay, Sadabat Paktı, Almanya’yla kurulan ekonomik ilişkiler ve İngiltere’yle yakınlaşma, birbirinden bağımsız gelişmeler değil, aynı büyük mücadelenin parçalarıdır.
Peki savaş gerçekten yalnızca Hitler’in saldırganlığıyla mı açıklanabilir? İngiltere’nin Almanya ve İtalya’ya verdiği tavizlerin ardında ne vardı? ABD’nin yükselişi, Sovyetlerin yönelimini nasıl değiştirdi? Türkiye, Akdeniz’de ve Orta Doğu’da neden farklı güçlerle yan yana geldi?
Gordion Düğümü, 1935-1939 yılları arasında yaşanan gelişmeleri tek tek olaylar halinde değil, emperyalist devletlerin birbirlerine karşı kurdukları planların ve karşı hamlelerin bütünü içinde ele alıyor. Kitap, İngiltere’nin savaş tasarımını, ABD-İngiltere rekabetini, Sovyetlerin sıkışmışlığını ve Türkiye’nin izlediği çok yönlü siyaseti tartışırken okuru yerleşmiş tarih anlatılarını yeniden düşünmeye çağırıyor.
Cumhuriyet tarihi alanında doktora çalışmalarını sürdüren Bilgesu Polat’ın bu çalışması, geçmişi olduğu gibi kabul etmek yerine çelişkileriyle birlikte yeniden değerlendirmek isteyen okurlara sesleniyor.