ÖLÜM MAÇI

Stok Kodu:
9786258340792
Boyut:
12,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
302
Basım Tarihi:
Haziran 2026
Çeviren:
Mahir Ulaş Yeşil
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
Kategori:
%30 indirimli
0,00 TL
0,00 TL
9786258340792
362706
ÖLÜM MAÇI
ÖLÜM MAÇI
0

1942 yazında, Nazi işgali altındaki Kiev'de oynanan bir futbol maçı, spor tarihinin sınırlarını aşarak yirminci yüzyılın en çarpıcı direniş simgelerinden birine dönüştü. Bu roman, “Ölüm Maçı” olarak bilinen tarihsel olaydan hareketle, savaşın gölgesinde yaşayan insanların korkularına, umutlarına, seçimlerine ve direnişlerine odaklanıyor.

İşgalin parçaladığı bir şehirde, birbirinden koparılmış insanlar... Mühendisler, işçiler, savaş esirleri, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar; her biri yenilgi, ölüm, kayıp ve belirsizlikle kuşatılmış durumda... Böyle bir atmosferde geçen romanın merkezinde yalnızca bir takımın hikâyesi değil, ortak bir hafızanın ve kolektif bir iradenin yeniden şekillenmesi yer alıyor. Futbol sahası, bu süreçte, bir oyunun oynandığı yer olmaktan çıkarak bir kentin onurunun, dayanışmasının ve kendini yeniden hatırlama çabasının sahnesine dönüşüyor.

Aleksandr Mihayloviç Borşagovski, tarihsel gerçeklik ile edebiyatı ustalıkla bir araya getirirken, kahramanlığı büyük sözlerde değil, sıradan insanların verdikleri zor kararlarda arıyor. Futbolun dilini ve ruhunu yakından bilen yazar, maç sahnelerini olağanüstü bir canlılıkla aktarırken işgal altındaki bir şehrin baskı, korku, umut ve dirençle örülü atmosferini de büyük bir incelikle kuruyor. Bu nedenle Ölüm Maçı (Tekinsiz Bulutlar), yalnızca savaş yıllarını anlatan bir roman değil; korku ile cesaret, teslimiyet ile direnç, bireysel kurtuluş ile toplumsal sorumluluk arasındaki gerilim üzerine de güçlü bir tartışmadır.

Kitaba eşlik eden kapsamlı sonsöz ise eserin ufkunu daha da genişletiyor. Yazar burada yalnızca Kiev maçının izini sürmekle kalmıyor; Dinamo Kiev’li futbolcuların karşılaştıkları ‘düşmanla bir spor müsabakası yapma’ ikileminin savaş sonrasında Sovyet toplumundaki yankılarını ve yarattığı tartışmayı, sporun toplumsal anlamını okura sunuyor; ayrıca savaş sonrası yıllarda taraftarlığın fanatizme dönüşümünü, futbolun ticarileşmesini ve kitle kültürüyle ilişkisini de eleştiriyor. Aynı zamanda, dünya çapında tanınan Zafere Kaçış filminin gerçek hikâyesinin aslında Kiev’deki maç olduğunu ve bu Hollywood yapımının kendi eserinden alınarak şekillendiğini anlatıyor. Romanın Sovyet sinemasındaki yankısı olan Üçüncü Devre filminin senaryo ve çekim süreci de bu tarihsel hafızanın önemli halkalarından biri olarak sonsözde özel bir yer tutuyor.

Tarih ile efsanenin, spor ile savaşın, bireysel kader ile halkların mücadelesinin kesiştiği bu eser, yirminci yüzyılın unutulmaması gereken tanıklıklarından biridir.

 

1942 yazında, Nazi işgali altındaki Kiev'de oynanan bir futbol maçı, spor tarihinin sınırlarını aşarak yirminci yüzyılın en çarpıcı direniş simgelerinden birine dönüştü. Bu roman, “Ölüm Maçı” olarak bilinen tarihsel olaydan hareketle, savaşın gölgesinde yaşayan insanların korkularına, umutlarına, seçimlerine ve direnişlerine odaklanıyor.

İşgalin parçaladığı bir şehirde, birbirinden koparılmış insanlar... Mühendisler, işçiler, savaş esirleri, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar; her biri yenilgi, ölüm, kayıp ve belirsizlikle kuşatılmış durumda... Böyle bir atmosferde geçen romanın merkezinde yalnızca bir takımın hikâyesi değil, ortak bir hafızanın ve kolektif bir iradenin yeniden şekillenmesi yer alıyor. Futbol sahası, bu süreçte, bir oyunun oynandığı yer olmaktan çıkarak bir kentin onurunun, dayanışmasının ve kendini yeniden hatırlama çabasının sahnesine dönüşüyor.

Aleksandr Mihayloviç Borşagovski, tarihsel gerçeklik ile edebiyatı ustalıkla bir araya getirirken, kahramanlığı büyük sözlerde değil, sıradan insanların verdikleri zor kararlarda arıyor. Futbolun dilini ve ruhunu yakından bilen yazar, maç sahnelerini olağanüstü bir canlılıkla aktarırken işgal altındaki bir şehrin baskı, korku, umut ve dirençle örülü atmosferini de büyük bir incelikle kuruyor. Bu nedenle Ölüm Maçı (Tekinsiz Bulutlar), yalnızca savaş yıllarını anlatan bir roman değil; korku ile cesaret, teslimiyet ile direnç, bireysel kurtuluş ile toplumsal sorumluluk arasındaki gerilim üzerine de güçlü bir tartışmadır.

Kitaba eşlik eden kapsamlı sonsöz ise eserin ufkunu daha da genişletiyor. Yazar burada yalnızca Kiev maçının izini sürmekle kalmıyor; Dinamo Kiev’li futbolcuların karşılaştıkları ‘düşmanla bir spor müsabakası yapma’ ikileminin savaş sonrasında Sovyet toplumundaki yankılarını ve yarattığı tartışmayı, sporun toplumsal anlamını okura sunuyor; ayrıca savaş sonrası yıllarda taraftarlığın fanatizme dönüşümünü, futbolun ticarileşmesini ve kitle kültürüyle ilişkisini de eleştiriyor. Aynı zamanda, dünya çapında tanınan Zafere Kaçış filminin gerçek hikâyesinin aslında Kiev’deki maç olduğunu ve bu Hollywood yapımının kendi eserinden alınarak şekillendiğini anlatıyor. Romanın Sovyet sinemasındaki yankısı olan Üçüncü Devre filminin senaryo ve çekim süreci de bu tarihsel hafızanın önemli halkalarından biri olarak sonsözde özel bir yer tutuyor.

Tarih ile efsanenin, spor ile savaşın, bireysel kader ile halkların mücadelesinin kesiştiği bu eser, yirminci yüzyılın unutulmaması gereken tanıklıklarından biridir.

 

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat