İç savaşın demiryollarında, istasyonlarında, hapishanelerinde ve bozkırlarında ilerleyen bu roman, devrimin karşıdevrimci kuşatma altında nasıl savunulduğunu, bu mücadelenin insanları hangi sınavlardan geçirdiğini anlatıyor. Altın yüklü bir trenin çevresinde başlayan mücadele, giderek devrimle karşıdevrim arasındaki ölüm kalım savaşının geniş panoramasına dönüşüyor.
Matveyev, kahramanlarını tarihin dışından seyreden figürler olarak değil, onun sert akışı içinde sınanan insanlar olarak kuruyor. Beyaz terörün, Çekoslovak birliklerinin, Sosyalist-Devrimcilerin, yeraltı örgütlerinin, Kızıl Ordu’nun ve partizanların karşı karşıya geldiği bu dünyada devrim, soyut bir fikir olmaktan çıkıp gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar nüfuz ediyor.
Tren Komiseri, Ekim Devrimi’nin ardından kurulan yeni dünyanın hangi bedellerle savunulduğunu; korkunun, ihanetin, dayanışmanın ve devrimci iradenin iç içe geçtiği tarihsel bir eşikte anlatan güçlü bir iç savaş romanı.
İç savaşın demiryollarında, istasyonlarında, hapishanelerinde ve bozkırlarında ilerleyen bu roman, devrimin karşıdevrimci kuşatma altında nasıl savunulduğunu, bu mücadelenin insanları hangi sınavlardan geçirdiğini anlatıyor. Altın yüklü bir trenin çevresinde başlayan mücadele, giderek devrimle karşıdevrim arasındaki ölüm kalım savaşının geniş panoramasına dönüşüyor.
Matveyev, kahramanlarını tarihin dışından seyreden figürler olarak değil, onun sert akışı içinde sınanan insanlar olarak kuruyor. Beyaz terörün, Çekoslovak birliklerinin, Sosyalist-Devrimcilerin, yeraltı örgütlerinin, Kızıl Ordu’nun ve partizanların karşı karşıya geldiği bu dünyada devrim, soyut bir fikir olmaktan çıkıp gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar nüfuz ediyor.
Tren Komiseri, Ekim Devrimi’nin ardından kurulan yeni dünyanın hangi bedellerle savunulduğunu; korkunun, ihanetin, dayanışmanın ve devrimci iradenin iç içe geçtiği tarihsel bir eşikte anlatan güçlü bir iç savaş romanı.